jospi:

jospi: Posted a Video

Anneke van Giersbergen & Agua de Annique - Wonder (official music video) (by AguaDeAnniqueMusic)

jospi: is Sharing a Link

bu adamı sırf popüler kültürün bayağı insanları yüzünden sevmemezlik ettiğim için bazen, hatta çoğu zaman üzülüyorum…

Ne diyorduk. Gerçekler. Evet. Benim sevgilim aslında beni daha beraber olmadan terk etti. Ben de ona telefon açıp sustum. Demedim ki, “Ah! Seni seven bu adamın yüreğini deldin zımbaladın dosyaladın raflara kaldırdın.” Demedim ki, “Sus önce bir dinle! Sen bu cılkı çıkmış filmleri, duygu yüklü ağa paşa dizilerini seyrede seyrede, bu boktan şarkıları dinleye dinleye, hatta beş yaşından itibaren annenin saç fırçasını araklayarak onları söylemeye çalışa çalışa, duygularının esiri ya da efendisi olmuşsun azizem. Artık seninle hiçbir yere kedilersiz gidilmez.” 

jospi: Posted a Video

ben feleğe neylemişim?

jospi: Posted a Photo

ve geçen 10 ayın ardından titrek eller ile başlanılan yüce yüksek lisans tezi…
iyi günümde ilerlediğim 3 sayfayı, çeşitli doğru orantılar ile sayısal verilere ulaşıp kendime moral unsuru oluşturmam ve kompleks cümleler kurmaktan, artık hiçbir cümlenin sonunu getiremediğinden mütevellit asla bir cümle kuramamaya dek varan tez yazım süreci başlamış bulunmakta… peki hala ales sayısal 1 soruları kısmında takılıp kalmış olan beynimin bir işçinin günde 3 sayfa yazarak bilmemkaç sayfalık bir işi kaç günde bitireceği sonucunu ararken yetiştiremeyeceğim korkusuyla derin uykulara dalarak bu doğru orantıyı tam tersi bir noktaya çevirme korkusu arasında sıkışıp kalması ve tüm bu sıkıntıların karşılığında işsizliğimin aklıma gelişi… 
iş yoksa para yoksa tezin gözünde anlamsızlaşması… dahası zaten bu tezi önemseyen bir avuç insan varken başta senin vazgeçişinle bir anda silinen ideallerin ve umutların…
evet! lanet olsun ki edebiyat karın doyurmuyor! 

ve geçen 10 ayın ardından titrek eller ile başlanılan yüce yüksek lisans tezi…

iyi günümde ilerlediğim 3 sayfayı, çeşitli doğru orantılar ile sayısal verilere ulaşıp kendime moral unsuru oluşturmam ve kompleks cümleler kurmaktan, artık hiçbir cümlenin sonunu getiremediğinden mütevellit asla bir cümle kuramamaya dek varan tez yazım süreci başlamış bulunmakta… peki hala ales sayısal 1 soruları kısmında takılıp kalmış olan beynimin bir işçinin günde 3 sayfa yazarak bilmemkaç sayfalık bir işi kaç günde bitireceği sonucunu ararken yetiştiremeyeceğim korkusuyla derin uykulara dalarak bu doğru orantıyı tam tersi bir noktaya çevirme korkusu arasında sıkışıp kalması ve tüm bu sıkıntıların karşılığında işsizliğimin aklıma gelişi… 

iş yoksa para yoksa tezin gözünde anlamsızlaşması… dahası zaten bu tezi önemseyen bir avuç insan varken başta senin vazgeçişinle bir anda silinen ideallerin ve umutların…

evet! lanet olsun ki edebiyat karın doyurmuyor! 

jospi: Posted a Video

esas klip.

jospi: Posted some Music

[Flash 9 is required to listen to audio.]
0 plays

Katlanan, insanın birbirine yapışan yaralarından

bir yuva inşa etmektir aşk da, varla yok arasından

Ve ahşabı kemiren de ahşaba dahildir.

değil dışardan.

Beyhude insanın yuva arayışı ama

yine de yuva arar insan.

Dışarısı sevgilim, dışarısı senin

kendini sürekli kaçak kılacağın yollardan başka nedir?

Yollar ki hep gider, hep yatay.

Ah ben bu kubbe fikrine o yüzden

takılmışım; kubbe ki yüzseksen derece bir şey,

büyük bir arzuyla mümkün.

Gayret’in bildiğimiz ve unuttuğumuz anlamıyla örülen.   Birhan Keskin

jospi: Posted a Video

“kapkara yarınlara çıkıyorsa sokağın. yenilme korkuna. kendi ayak sesinden yorulursun. gecenden de kovulursun. alışmadan yalnızlığa. affetmeyi öğren vakit varken. geç kalmadan kaybetmeli zaferlere ödül yalnızlıktır.” 

o seneler mutluyduk 

jospi: Posted a Video

klip ürkütse de şarkının etkisi sürüyor.

jospi: Posted a Video

entelim.

jospi: Posted a Quote

Her zaman yabancı insanlar bize dostlarımızdan daha çok sunan, veren kişiler. Öyleyse yaşamımızı neden yalnız yabancılar arasında geçirmiyoruz. Hiçbir beklenti olmadan, hiçbir yük olmadan ya da insanın kendi kendine mutluluk dediği kısa anlardan yoksun. Tüm duyguların en güzeli duygusuzluk, öyle bir duygusuzluk ki, insanın tüm dünyayı ve tüm insanları kucaklayabileceği bir duygusuzluğun duygusu.
Yaşamın Ucuna Yolculuk, s. 95